İzmir’de Suya Coğrafi Bakış: İKÇÜ’de “Su Çalıştayı” Yoğun İlgi Gördü
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İKÇÜ Vakıf Kültürü Topluluğu tarafından düzenlenen “İzmir Su Çalıştayı”, suyun sürdürülebilir yönetimi ve coğrafi perspektifin önemi ekseninde geniş katılımla gerçekleştirildi.
13 Mart 2026 tarihinde İKÇÜ Öğrenci Toplulukları Etkinlik Salonu’nda düzenlenen çalıştay, kamu kurumları, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirerek su yönetimi, iklim krizi ve yerel ölçekli sorunlara yönelik disiplinlerarası bir tartışma zemini sundu.
Program, açılış oturumu ve kurum sunumlarının ardından gerçekleştirilen panel ile devam etti. “Geçmişten Günümüze İzmir’de Su ve Su Krizi: Geleceğin Su Vizyonu” başlıklı panelde, alanında uzman akademisyenler tarafından suyun tarihsel gelişimi, güncel sorunları ve geleceğe yönelik projeksiyonları ele alındı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Akın Ersoy üstlenirken, konuşmacılar arasında Prof. Dr. Serdar Vardar, Prof. Dr. Mustafa Can ve Dr. Öğr. Üyesi Sarp Alatepeli yer aldı.
Çalıştayda özellikle İKÇÜ Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serdar Vardar’ın “Doğal Çevre, İklim Krizi, Su ve İzmir” başlıklı sunumu dikkat çekti. Vardar, suyun yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda coğrafi süreçlerin ve insan-doğa etkileşiminin merkezinde yer alan stratejik bir unsur olduğunu vurguladı. Sunumunda, geçmişten günümüze suyla ilişkili olayları ele alırken, plansız su tüketiminin gelecekte doğurabileceği çevresel ve sosyoekonomik sonuçlara da dikkat çekti.
Panel oturumunun ardından gerçekleştirilen masa çalışmaları, katılımcıların aktif katkı sunduğu önemli bir bölüm oldu. Bireysel tüketimden tarımsal su yönetimine, medya dilinden İzmir Körfezi’ndeki su kirliliğine kadar farklı başlıklarda yürütülen tartışmalar, çözüm odaklı önerilerin geliştirilmesine imkân sağladı.
Çalıştay, masa sunumları ve genel değerlendirme oturumunun ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Etkinlik, coğrafyanın su yönetimi ve iklim krizi bağlamındaki kritik rolünü bir kez daha ortaya koyarken, akademi-kamu iş birliğinin önemini de vurgulayan verimli bir platform olarak öne çıktı.








